Yağmurlu Bir İzmir Akşamında Yeniden Doğuş
Kordon boyunda başlayan sürpriz bir karşılaşma ve Alsancak'ta sıcacık bir dairede yaşanan doyumsuz anlar.
İzmir'de kış akşamları kendine has bir melankoliye sahiptir. Kordon'da denizden esen nemli rüzgar yüzüme çarparken, sıcak bir kahve içmek için girdiğim butik kafede göz göze geldiğim o büyüleyici bakışları asla unutamam.
Gözlerindeki davetkar ışıltı o kadar netti ki, aynı masayı paylaşmamız uzun sürmedi. Kendine güvenen, her cümlesinde kadınsı cazibesini hissettiren büyüleyici bir konuşma tarzı vardı. Birkaç saatlik koyu sohbetin ardından Alsancak'taki çatı katı dairesine geçtiğimizde dışarıdaki yağmur fırtınaya dönüşmüştü.
Sıcak bir duşun ardından üzerindeki ipek sabahlıkla salona geldiğinde, ıslak saçlarının boynuna yapışan tutamları ve parfümünün odanın her köşesine yayılan baş döndürücü kokusu aklımı başımdan aldı. Şöminenin ateşi tenimize vururken aramızdaki elektrik dayanılmaz bir noktaya ulaştı.
Dudaklarının sıcaklığı dudaklarıma değdiği anda tüm dünya sessizliğe büründü. Yavaş, sakin ama bir o kadar da derin dokunuşlarla başlayan bu tutku seli, birbirimizin bedenlerini santim santim keşfetmemizle zirveye ulaştı. Yağmur damlaları camlara vururken biz bambaşka bir rüyada kaybolmuştuk.